Yunanistan'dan iki yüzlü mülteci tavrı


2015’ten beri göçmenlere yönelik uygulamalarıyla tartışma konusu olan Yunanistan’ın, Ukraynalılara karşı tutumu çok farklı oldu. Afganların bulunduğu kamplar Ukraynalılara yer açmak için boşaltılırken yeni gelenlere çalışma vizesi de verildi.

Yunanistan 039 dan iki yüzlü mülteci tavrı

Sığınmacılara karşı sert politikasıyla bilinen Yunanistan'ın Rus işgalinden kaçan Ukraynalı mültecilere yönelik tutumu çok farklı oldu. Ülkenin kuzeyindeki Serres kentinde Ukraynalılara yer açmak için yaklaşık 100 Afgan bulundukları yerden çıkarıldı ve koşulların daha kötü olduğu bir yere nakledildi.

Kampta yaşananları Fransız haber ajansı AFP'ye anlatan 16 yaşındaki Şahran, "Ukraynalılar gelmeye başlayınca bize gitmemiz söylendi. Bizi kampın başka bir bölgesine, çok kirli bir konteynere götürdüler" dedi. Yunanistan Göç Bakanı Notis Mitarachi, geçen ay yaptığı bir açıklamada Ukraynalılar için "gerçek mülteciler" ifadesini kullanmıştı. Suriyeli ve Afgan mültecileri dışarıdan erişime kapalı, kalabalık kamplarda tutan Atina yönetimi, Ukraynalılar için ise bir yıla kadar çalışma ve oturum izni çıkardı.

OKULA GİDEMİYORLAR

Tarım sektöründe 140 bin, turizmde 50 bin işgücü açığı olduğunu ilan eden hükümet, Ukraynalılara iş sözü de verdi. Ülkedeki kamplarda 32 bin 600 sığınmacı bulunurken, Ukrayna'dan gelenlerin sayısı 18 bin. Atina yakınlarındaki Ritsona kampının eğitim sorumlusu Pepi Papadimitriou, "Ukraynalı mülteciler ile diğerleri arasında net bir ayrım yapılıyor" ifadelerini kullandı ve onlarca çocuğun Ritsona'ya üç buçuk yıl önce geldikleri halde okula gidemediğini anlattı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) temsilcisi Bill Frelick de "Yunanistan, Ukraynalıları 'gerçek mülteciler' olarak kabul ederken, öte yanda Afganlara, savaş ve şiddetten kaçan diğerlerine acımasız geri itmeler yapıyor" diye konuştu. Frelick, Atina hükümetini "çifte standart" uygulamakla suçladı. Yunanistan sık sık Ege Denizi ya da Meriç Nehri üzerinden Avrupa'ya ulaşmaya çalışan mültecileri geri itmekle suçlanıyor. Yunan sınır güçlerinin Mülteci botlarını batırmaya çalıştığı vakalar sık sık kayda alınmıştı.


İNSAN HAKLARI GÜNCESİ
Tümünü gör
Sumud Konvoyu ilerliyor

Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Mağrib Direniş Konvoyu Trablus’un doğusundaki Tacura kentine ulaştı.

Soykırım derinleşiyor

İsrail'in, Gazze'de 20 aydan fazla süredir devam eden soykırımı ve yardım girişini engellemesi nedeniyle en temel ihtiyaçlarından bile yoksun Filistinliler, yardım iddiasıyla kurulan dağıtım noktalarında, İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.

Soykırım devam ediyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 51 bin 65'e yaralıların sayısı 116 bin 505'e yükseldi.

Esed ailesi katliamlarla hafızalara kazındı

Baas rejimi ve Esed ailesinin iktidarda geçirdiği süre boyunca Suriye'de yaptığı katliamlar hafızalara kazındı.

167 sağlık çalışanı öldü

İsrail'in Lübnan'da 8 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarında ölen sağlık çalışanlarının sayısının 167'ye, yaralananların 275'e yükseldiği bildirildi.

Ölü sayısı 654 039 e yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada İsrail'in Lübnan'a yaptığı hava saldırılarında Pazartesinden bu yana 654 kişinin öldüğü bildirildi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, ülkede 500 bine yakın kişinin evlerinden olduğunu söyledi.

Gazze 039 de can kaybı 40 bin 534 039 e

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 534'e yükseldi.

Cezayirli düşünür Abdurrezzak Makri İsrail devletinin Batı sömürgeciliğinin tarihi bir

İsrail'in Gazze'deki ayrım gözetmeyen saldırıları, Batı'nın sömürgeci mirasıyla örtüşen bir şiddet ve soykırım politikası olarak ele alınıyor ve İsrail'in İslam dünyasının kalbine yerleştirilen bir ileri karakol olduğu düşünülüyor.