Türkiye'den öğreneceği çok şey var


İletişim Başkanı Fahrettin Altun, "Uluslararası toplum geçmişte yaptığı hatayı tekrarlamamalı ve Ukrayna’nın çatışmadan kaçan çok sayıda mülteciye kucak açan komşularını Türkiye’ye yaptığı gibi yalnız bırakmamalı” dedi.

Türkiye 039 den öğreneceği çok şey var

İletişim Başkanı Fahrettin Altun El Cezire'nin internet sitesi için "Türkiye Mülteci Krizi Konusunda Avrupa’ya Neler Öğretebilir?" başlıklı bir makale kaleme aldı.

"Batı Ukrayna'yı Rusya'ya karşı stratejik satranç tahtası gibi görmemeli"

Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısı sonrası, evlerinden edilen yüz binleri hatırlatan Altun, krizin diplomatik yollardan çözümü için ortak çaba çağrısı yaptı.

“Batı, Rusya'ya karşı koymak için Ukrayna'yı sadece jeopolitik bir satranç tahtası gibi görme hatasına düşmemelidir. Uluslararası toplum, hem Ukraynalıların hem de bölgesel ve küresel ekonomik dinamiklerin korunabilmesi adına diplomasi yoluyla çatışmayı sona erdirmek için bir bütün olarak çaba sarf etmelidir."

"Avrupa, Ukraynalı mültecilere kucak açanları yalnız bırakmamalı"

Altun, Avrupa ülkelerine, uluslararası dayanışma ve yük paylaşımı çağrısı yaptı.

"Türkiye’nin gereken desteği alamadan tek başına başardıkları benzersizdir ve tüm ülkelerin aynı başarıyı yakalamasını beklemek beyhude olacaktır. Uluslararası toplum geçmişte yaptığı hatayı tekrarlamamalı ve Ukrayna’nın çatışmadan kaçan çok sayıda mülteciye kucak açan komşularını Türkiye’ye yaptığı gibi yalnız bırakmamalıdır.”

Avrupa'ya ayrımcılık uyarısı: Görünüşlerine göre kabul ediyorlar

Altun'un gündeminde Avrupa'nın mültecilere yönelik ayrımcı politikaları da vardı.
Savaştan kaçanların bazı ülkeler tarafından dış görünüşlerine göre değerlendirildiğini hatırlattı.

“Bugün ne yazık ki bazı Avrupa ülkeleri bu hataya düşmekte ve Ukrayna'daki savaştan kaçan mültecileri dış görünüşlerine göre kabul etmektedir. Mülteci politikasının, Ukrayna'daki gibi büyük çaplı bir askeri çatışmanın mağdurları ile kültürel yakınlık üzerine inşa edilmesi doğru değildir.”

"Avrupa'nın göçmenler konusunda Türkiye'den öğreneceği şeyler var"

Altun, Türkiye'nin sığınmacılara yönelik politikasını da anlattı. Avrupa'nın göçmenler konusunda Türkiye'den öğreneceği şeyler bulunduğuna dikkat çekti.

“Türkiye’deki yönetim, Avrupa ülkelerindeki mevkidaşlarının aksine aşırı sağ popülizmin ve mülteci karşıtı siyasi aktivizmin ülkede yükselmesine izin vermemiştir. Nereden olurlarsa olsunlar, mülteciler Türkiye’de kendilerine sığınacak bir liman bulmuşlardır.”


İNSAN HAKLARI GÜNCESİ
Tümünü gör
Sumud Konvoyu ilerliyor

Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Mağrib Direniş Konvoyu Trablus’un doğusundaki Tacura kentine ulaştı.

Soykırım derinleşiyor

İsrail'in, Gazze'de 20 aydan fazla süredir devam eden soykırımı ve yardım girişini engellemesi nedeniyle en temel ihtiyaçlarından bile yoksun Filistinliler, yardım iddiasıyla kurulan dağıtım noktalarında, İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.

Soykırım devam ediyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 51 bin 65'e yaralıların sayısı 116 bin 505'e yükseldi.

Esed ailesi katliamlarla hafızalara kazındı

Baas rejimi ve Esed ailesinin iktidarda geçirdiği süre boyunca Suriye'de yaptığı katliamlar hafızalara kazındı.

167 sağlık çalışanı öldü

İsrail'in Lübnan'da 8 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarında ölen sağlık çalışanlarının sayısının 167'ye, yaralananların 275'e yükseldiği bildirildi.

Ölü sayısı 654 039 e yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada İsrail'in Lübnan'a yaptığı hava saldırılarında Pazartesinden bu yana 654 kişinin öldüğü bildirildi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, ülkede 500 bine yakın kişinin evlerinden olduğunu söyledi.

Gazze 039 de can kaybı 40 bin 534 039 e

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 534'e yükseldi.

Cezayirli düşünür Abdurrezzak Makri İsrail devletinin Batı sömürgeciliğinin tarihi bir

İsrail'in Gazze'deki ayrım gözetmeyen saldırıları, Batı'nın sömürgeci mirasıyla örtüşen bir şiddet ve soykırım politikası olarak ele alınıyor ve İsrail'in İslam dünyasının kalbine yerleştirilen bir ileri karakol olduğu düşünülüyor.