İMKANDER Derneği > İNSAN HAKLARI GÜNCESİ |

İnsanların yüzde 3,6'sı doğduğu ülkenin dışında yaşıyor


Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin son yayımladığı rapora göre, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3,6'sı, doğduğu ülke ya da bölgenin dışında yaşamak zorunda kalıyor.

İnsanların yüzde 3 6 039 sı doğduğu ülkenin dışında yaşıyor

İnsanlık tarihinin değişmeyen konularının başında yer alan göç olgusu, son 20 yılda yaşanan çeşitli olumsuz gelişmeler nedeniyle küresel bir fenomen olmanın ötesinde uluslararası kurumlar ve ulusal devletlerin çözmekte yetersiz kaldığı, yeryüzünün her bir köşesinde hissedilen büyük bir soruna dönüştü.

Savaşlar, donmuş çatışmalar, gelir eşitsizliği, kötü yönetim gibi göçün bilindik nedenlerine küresel ısınma ve çevre felaketlerinin de eklenmesiyle yaşadığı coğrafyayı terk etmek zorunda kalan insan sayısı daha önce benzerine rastlanmamış bir seviyeye ulaştı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin geçen yıl paylaştığı verilere göre, 2020'de çeşitli nedenlerden ötürü yaklaşık 281 milyon insan, yani dünya nüfusunun yüzde 3,6'sı, doğduğu ülke ya da bölgenin dışına göç etmek zorunda kaldı.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu Avrupa kıtasına 86,7, Asya kıtasına 85,6, Kuzey Amerika'ya 58,7, Afrika kıtasına 25,4, Latin Amerika ve Karayipler bölgesine 14,8, Avusturalya'nın da içinde yer aldığı Okyanus bölgesine ise 9,4 milyon kişi göç etti.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (BMMYK), 14 Haziran'da paylaştığı raporda, dünya genelinde 2022'de zulüm, çatışma, şiddet, insan hakları ihlalleri veya kamu düzenini ciddi şekilde bozan olaylar neticesinde 108,4 milyon insanın zorla yerinden edildiği bildirildi.

Raporda, küresel çapta zorla yerinden edilenlerin, 35,3 milyonunun mülteci, 62,5 milyonunun ülke içinde yerinden edilmiş kişiler, 5,4 milyonunun sığınmacı ve 5,2 milyonunun ise uluslararası koruma ihtiyacı duyan kişilerden oluştuğu ifade edildi.


İNSAN HAKLARI GÜNCESİ
Tümünü gör
Sumud Konvoyu ilerliyor

Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Mağrib Direniş Konvoyu Trablus’un doğusundaki Tacura kentine ulaştı.

Soykırım derinleşiyor

İsrail'in, Gazze'de 20 aydan fazla süredir devam eden soykırımı ve yardım girişini engellemesi nedeniyle en temel ihtiyaçlarından bile yoksun Filistinliler, yardım iddiasıyla kurulan dağıtım noktalarında, İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.

Soykırım devam ediyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 51 bin 65'e yaralıların sayısı 116 bin 505'e yükseldi.

Esed ailesi katliamlarla hafızalara kazındı

Baas rejimi ve Esed ailesinin iktidarda geçirdiği süre boyunca Suriye'de yaptığı katliamlar hafızalara kazındı.

167 sağlık çalışanı öldü

İsrail'in Lübnan'da 8 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarında ölen sağlık çalışanlarının sayısının 167'ye, yaralananların 275'e yükseldiği bildirildi.

Ölü sayısı 654 039 e yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada İsrail'in Lübnan'a yaptığı hava saldırılarında Pazartesinden bu yana 654 kişinin öldüğü bildirildi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, ülkede 500 bine yakın kişinin evlerinden olduğunu söyledi.

Gazze 039 de can kaybı 40 bin 534 039 e

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 534'e yükseldi.

Cezayirli düşünür Abdurrezzak Makri İsrail devletinin Batı sömürgeciliğinin tarihi bir

İsrail'in Gazze'deki ayrım gözetmeyen saldırıları, Batı'nın sömürgeci mirasıyla örtüşen bir şiddet ve soykırım politikası olarak ele alınıyor ve İsrail'in İslam dünyasının kalbine yerleştirilen bir ileri karakol olduğu düşünülüyor.