İMKANDER Derneği > İNSAN HAKLARI GÜNCESİ |

"DAHA FAZLA DEVLET FİLİSTİN’İ TANIYACAK"


FHKC Uluslararası İlişkiler Sorumlusu El-Taher: İmha savaşına boyun eğmeyeceğiz

quot DAHA FAZLA DEVLET FİLİSTİN İ TANIYACAK quot

Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Uluslararası İlişkiler Sorumlusu Maher El-Taher Ortadoğu Konferansı'nda yaptığı açıklamada şu sözleri paylaştı:

İsrail, Birleşmiş Milletlerin en üst yargı organı olan Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD)’ın hiçbir kararına uymayacaklarını ifade etti. Sonrasında da bu saldırıyı başlattılar. Bütün dünyada bu imha savaşına karşı bir şeyler yapmak gerektiğini düşüncesinin olgunlaştığı bir süreçte Norveç, İspanya ve İrlanda Filistin devletini tanıdı. İlerleyen zamanlarda başka Avrupa ülkeleri de Filistin devletini tanıyacak. Çünkü Filistin sorununun çözüme ulaşmasını istiyorlar. Biz Filisin halkı olarak, Filistin’de mücadele eden hareketler olarak Norveç, İspanya ve İrlanda’yı verdikleri bu karardan dolayı kutluyoruz. Filistin sorunu uluslararası bir sorun, çözümü de bütün dünyanın içinde olduğu bir süreç olacaktır. Bizler bütün haklarımız tanınana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Halkların ve insanlığın düşmanı ABD ve uluslararası emperyalist güçler tarafından desteklenen İsrail’e karşı mücadeleye devam edeceğiz.

Gazze’de yaşam şartları kelimenin tam anlamıyla felaket. Çünkü alt yapı tamamen yok edildi. Okullar ve hastaneler bombalandı. Konutların yüzde 60’tan fazlası imha edildi. Bu yönüyle Gazze’de eşi benzeri olmayan bir facia yaşanıyor. Siyonizmin hedefi Gazze’yi yaşanılabilir bir yer olmaktan çıkarmak. Çünkü Gazze’de yaşayan halkı göç ettirerek insansızlaştırmak istiyor.

Filistin halkı kararlı bir şekilde ayakta duruyor. Daha önce yaşanmamış bir trajedi yaşamalarına rağmen direnişi desteklemeye devam ediyor. Filistin direnişi ve direniş örgütleri güçlü durumda. İşgale karşı durmak dışında bir seçenekleri mevcut değil. İşgal güçlerine karşı operasyonlarımız sürüyor. Filistin direnişi Gazze’de; doğuda, kuzeyde ve güneyde yani bütün bölgelerde savaşmaya ve işgale karşı karşıya gelmeye devam ediyor. Sorunumuz uçaklarımızın, uçak savarlarımızın ve gelişmiş silahlarımızın olmaması. Siyonist ordu ise özellikle ABD tarafından sağlanan en gelişmiş silahlara sahip. ABD aynı zamanda karadan, denizden ve havadan destek veriyor. Onun uçaklarıyla imha savaşı yürütülüyor. Bütün bu dengesizliğe karşın mücadeleye devam edecek ve boyun eğmeyeceğiz.


İNSAN HAKLARI GÜNCESİ
Tümünü gör
Sumud Konvoyu ilerliyor

Gazze’deki ablukayı kırmak için yola çıkan Mağrib Direniş Konvoyu Trablus’un doğusundaki Tacura kentine ulaştı.

Soykırım derinleşiyor

İsrail'in, Gazze'de 20 aydan fazla süredir devam eden soykırımı ve yardım girişini engellemesi nedeniyle en temel ihtiyaçlarından bile yoksun Filistinliler, yardım iddiasıyla kurulan dağıtım noktalarında, İsrail ordusunun saldırılarına maruz kalıyor.

Soykırım devam ediyor

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 51 bin 65'e yaralıların sayısı 116 bin 505'e yükseldi.

Esed ailesi katliamlarla hafızalara kazındı

Baas rejimi ve Esed ailesinin iktidarda geçirdiği süre boyunca Suriye'de yaptığı katliamlar hafızalara kazındı.

167 sağlık çalışanı öldü

İsrail'in Lübnan'da 8 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarında ölen sağlık çalışanlarının sayısının 167'ye, yaralananların 275'e yükseldiği bildirildi.

Ölü sayısı 654 039 e yükseldi

Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı açıklamada İsrail'in Lübnan'a yaptığı hava saldırılarında Pazartesinden bu yana 654 kişinin öldüğü bildirildi. Lübnan Dışişleri Bakanlığı, ülkede 500 bine yakın kişinin evlerinden olduğunu söyledi.

Gazze 039 de can kaybı 40 bin 534 039 e

İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 40 bin 534'e yükseldi.

Cezayirli düşünür Abdurrezzak Makri İsrail devletinin Batı sömürgeciliğinin tarihi bir

İsrail'in Gazze'deki ayrım gözetmeyen saldırıları, Batı'nın sömürgeci mirasıyla örtüşen bir şiddet ve soykırım politikası olarak ele alınıyor ve İsrail'in İslam dünyasının kalbine yerleştirilen bir ileri karakol olduğu düşünülüyor.